11.10.2007
İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncuları, tiyatrolar 3 Ekim'de perdelerini açarken, tüm emektarlarıyla 37 yıldır “ve perde...” diyen bir sahnenin kapanmasına karşı Muhsin Ertuğrul Sahnesi önünde bir eylem gerçekleştirdiler.
“Kongre Vadisi” projesi kapsamında, yıkımına karar verilen Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yıkımına karşı tiyatro önünde toplanan oyuncular, olaya tepkilerini gösterdiler. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılmasını önlemek için tiyatronun önünde bir basın açıklaması yapan oyuncular, mum yaktılar.
Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılmasına karşı çıkan İstanbul Şehir Tiyatroları oyuncularından Nergis Çorakçı da mücadelesine devam ediyor. Oyuncu Çorakçı’yla Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılmasına karşı mücadelesini şöyle anlatıyor: “Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkım kararına karşı biz oyuncular olarak derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Bu tek taraflı bir anlatım değil. Yani sadece belediyeye değil, halka da isteklerimizi anlatmaya çalışıyoruz. Seyircimizin de bizim yanımızda, bizimle aynı fikirle olduğunu düşünüyoruz. Ortada bir karmaşa var. Belediye diyor ki, ‘Bu tiyatroyu yapacağız size vereceğiz’ Ancak sadece bina olarak vereceklerini söylüyorlar. Halbuki Şehir Tiyatrosu, Da’rül Bedai ismiyle kuruldu. Cumhuriyet’ten daha eski bir kuruluş. Böyle birkaç kurumumuz var.. Bunlara gözbebeğimiz gibi bakmamız gerekiyor. Ayrıca Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nun bir önemi de merkezde olan tek tiyatromuz olması. Aynı zamanda da bir bilgisayarın beyni gibi bütün idari, dramatür kısmı, kitaplığımız.. Hepsi burada ve bu birimleri ayırdığınız zaman yüz yıllık şehir tiyatrosunu parçalamış oluyorsunuz. Herhangi bir binadan farkı kalmıyor”
Yıkılan tiyatrolardan Üsküdar dışında hiçbirinin tiyatro olarak şehir merkezine geri gelmediğine dikkat çeken Çorakçı, sözlerine şöyle devam ediyor: “Belediye bize Üsküdar’ı yıkıp geri vereceğini söyledi. Burası Şehir Tiyatrosu Üsküdar sahnesi olarak yapılıyor. Ama Harbiye Muhsin Ertuğrul’da durum faklı. Çok amaçlı salon olarak yapılması söz konusu. Geçen sene Muhsin Ertuğrul’da oyunumuz iptal ettirildi, konferans gerçekleştirildi. Halbuki tiyatronun olmazsa olmazlarından biri her şeye rağmen perde açabilmek olduğu için tiyatro diğer sanat dallarından farklıdır. Kongre Vadisi şeklinde yapılan bir merkezde, ‘Bizim konferansımız var, siz oyununuzu oynamayın’ deme hakları olabilir. Sadece bir salon olarak düşünülüyor. Bizim esas olarak karşı durduğumuz yerlerden biri bu. O zaman o kimliği, o dokuyu bozmuş oluyorsunuz. Bir diğer anlamıyla da Şehir Tiyatrosu’nu başkalaştırıyor, başka bir şeye dönüştürüyorsunuz. Bu biraz iddialı olabilir ama çok acılıyız. Şu anda kendimi ancak öyle ifade edebilirim”
Tiyatro gençleri hayata hazırlıyor
“Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılmasına karşı bağırmadan çağırmadan elimden gelen çabayı göstermek istiyorum” diyen Çorakçı, tiyatronun kent içinde çok önemli bir yere sahip olduğunu söylüyor:
“Tiyatrosuz bir İstanbul hayal edemeyiz. Belediye başkanıyla, oyuncusuyla seyircisiyle, üniversite öğrencisiyle, yazarıyla tiyatromuza sahip çıkmalıyız. Bunun kendimize borcumuz olduğunu düşünüyorum. Ayrıca tiyatro insanı hayata hazırlar. Çocukken dedemi kaybettiğimi öğrendiğimde ilk söylediğim, ‘Ben tiyatroya gidiyorum’ olmuştu. Şimdi gençler de Shakespeare’i, Yunus Emre’yi, Mevlana’yı, Moliere’i tiyatroda öğrenecekler. Muhsin Ertuğrul Sahnesi de sadece bizim değil İstanbulluların tiyatrosu ve geçmiş bir bellek taşıyor”
http://www.gazetekadikoy.com/home.asp?id=6&kategori_id=5&yazi_id=961
İletişim
muhsinertugrulsahnesi@gmail.com
İçindekiler
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder