04 Ekim 2007
(…) Dram Tiyatrosu YANDI.
Daha önce Aksaray Belediye Tiyatrosu,
Şehzadebaşı’ndaki
Ferah Tiyatrosu da YANMIŞTI.
Aksaray Küçük Opera önce YANDI,
sonra İŞHANINA ÇEVRİLDİ.
Beyoğlu’ndaki
Komedi Tiyatrosu KONFEKSİYONCU,
Gen-Ar Tiyatrosu MİMARLIK BÜROSU,
Elhamra ve Ses Tiyatroları SİNEMA,
Gümüşsuyu’ndaki
Oda Tiyatrosu TEMİZLEYİCİ,
Şişli’deki Umut Tiyatrosu PASAJ,
Taksim’deki Arena Tiyatrosu BÜRO,
Ankara’daki Meydan Sahnesi DEPO,
Halk Oyuncuları Sahnesi BASIMEVİ,
Ankara Birlik Sahnesi DERİCİ oldu.
Önceki yıla dek direnen
Karaca Tiyatrosu İSTANBUL BELEDİYESİ SULAR İDARESİ’NİN YEMEKHANESİ
olmak üzere tiyatro özelliklerini yitirdi.
Sordum:
KİMSE FARKINDA DEĞİL Mİ, İSTANBUL’DAKİ TİYATRO KIYIMININ?
(…) Buldozer öyle gürültülü çalışıyor ki yanıt olarak gelen sessizliği bile duyamadım.
Oysa yıkılan her taşın yerine yenisini koymak gerek. Yıkılan ister bir tiyatro yapısı, ister bir müze, ister bir inanç, bir düşünce olsun.
YOK OLANIN KARŞISINA MUTLAK BİR VAR EDİŞLE ÇIKMAK GEREK.
Aksi halde dengeyi yitirmekle kalmaz, yalnız ve yalnız buldozerlerle seslendirilen, buldozerlerle renklendirilen, buldozerlerle biçimlendirilen bir yaşamda buluruz kendimizi (…)
(Çelik Gülersoy, Tepebaşı Bir Meydan Savaşı, s. 79) Yayın tarihi 1993
Daha önce Aksaray Belediye Tiyatrosu,
Şehzadebaşı’ndaki
Ferah Tiyatrosu da YANMIŞTI.
Aksaray Küçük Opera önce YANDI,
sonra İŞHANINA ÇEVRİLDİ.
Beyoğlu’ndaki
Komedi Tiyatrosu KONFEKSİYONCU,
Gen-Ar Tiyatrosu MİMARLIK BÜROSU,
Elhamra ve Ses Tiyatroları SİNEMA,
Gümüşsuyu’ndaki
Oda Tiyatrosu TEMİZLEYİCİ,
Şişli’deki Umut Tiyatrosu PASAJ,
Taksim’deki Arena Tiyatrosu BÜRO,
Ankara’daki Meydan Sahnesi DEPO,
Halk Oyuncuları Sahnesi BASIMEVİ,
Ankara Birlik Sahnesi DERİCİ oldu.
Önceki yıla dek direnen
Karaca Tiyatrosu İSTANBUL BELEDİYESİ SULAR İDARESİ’NİN YEMEKHANESİ
olmak üzere tiyatro özelliklerini yitirdi.
Sordum:
KİMSE FARKINDA DEĞİL Mİ, İSTANBUL’DAKİ TİYATRO KIYIMININ?
(…) Buldozer öyle gürültülü çalışıyor ki yanıt olarak gelen sessizliği bile duyamadım.
Oysa yıkılan her taşın yerine yenisini koymak gerek. Yıkılan ister bir tiyatro yapısı, ister bir müze, ister bir inanç, bir düşünce olsun.
YOK OLANIN KARŞISINA MUTLAK BİR VAR EDİŞLE ÇIKMAK GEREK.
Aksi halde dengeyi yitirmekle kalmaz, yalnız ve yalnız buldozerlerle seslendirilen, buldozerlerle renklendirilen, buldozerlerle biçimlendirilen bir yaşamda buluruz kendimizi (…)
(Çelik Gülersoy, Tepebaşı Bir Meydan Savaşı, s. 79) Yayın tarihi 1993
Bu listeye yeni tiyatrolar eklenmeye devam ediyor durmaksızın. Çelik Gülersoy’un uyarısı gerçek mi oldu acaba? Yaşamımızı buldozerler mi biçimlediriyor? Devasa bir şantiyede yaşıyor gibiyiz. Daha da çok kazanç uğruna buldozerler çılgınca yıkmaya devam ediyor. Kent belleği, anılar, değerlerimiz hızla uzaklaşıyor bizden. Yalnızlaşıyoruz, tüketiyoruz, dozerlerin sesi çok yükseldi. Bu gürültü dayanılmaz… tüketiyoruz, tükeniyoruz…..
Yeni binalar yapmayı çağdaşlık sananlar, o binaların içini neyle dolduracaksınız. Sanatla ilişkisini koparan bir toplum çağdaşlıktan söz edebilir mi?
Kaygılıyız, 37 yıldır aralıksız perde açan sahnemiz şu anda kapalı. Kaygılıyız tiyatromuz sanatla ilişkisi olmayan büyük bir yapılanmanın eteğine iliştirilmek isteniyor. Kaygılıyız, bize daha önce çok söz verildi. Kaygılıyız, Taksim Sahnesi kapandığın da kapanmamış gibi davrandık. Kaygılıyız, bütün bu belirsizlik üretimimizi olumsuz etkilerse, ya muhteşem kütüphanemiz zarar görürse. Ya da sessiz mi kaldık acaba diyerek kendimize saygımızı yitirirsek.
MUHSİN ERTUĞRUL SAHNESİ SADECE ALKIŞTAN YIKILSIN
İŞTİSAN (İstanbul Şehir Tiyatrosu Sanatçıları Derneği)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder