Zeynep ORAL
Yalan söyleyenlerin, talan edenlerin sahnelerde hep başrolü kaptığı, en çok alkışlandığı...Alkışlanmak için yalana, talana, kolaya sarılmayanların, unutulmanın karanlık dehlizlerinde boğulmaya terk edildikleri...Alkışlananların, bir türlü doymayıp habire kabaran iştahla daha çok güç, daha çok şan şöhret, daha çok mal mülk diye, " her yol mubahtır "a yöneldiği...
Alkışlayanların ise neyi ve niçin alkışladıklarını pek de farkında ve bilincinde olmadıkları bir ortamda ve bir dönemdeyiz...
İki gün sonra Dünya Tiyatro Günü...
Dünya Tiyatro Günü'nde Hamlet giriyor kanıma ve " Kokuşmuş bir şeyler var bu ülkede " diye fısıldıyor.
Dünya Tiyatro Günü'nde, Türkiye'de tiyatrolar direniyor.
Yaşayabilmek için, ödün vermemek için, işlerini yapabilmek için, yaratıcılığını, özlemlerini, düş gücünü, düşüncelerini ve duyarlığını ortaya koyabilmek için, izleyicisiyle buluşabilmek için direniyor.
Tiyatrolar, iktidara karşı direniyor.
Bu iktidar tiyatroya düşman. Geçen mevsimden bu mevsime sorunlar katlanarak büyüdü ve büyüyor...
Önce özel tiyatrolara devlet desteği kesildi. Özel tiyatroların önemli bir gelirini oluşturan turneler ya engellendi ya da turneye çıkabilmelerini zorlaştırıcı yollar denendi...
Ardından Devlet Tiyatroları'nın başarılı genel müdürü Lemi Bilgin görevden alındı. Vekâleten bu göreve getirilen Mine Acar 'la birlikte Devlet Tiyatroları, için için kaynamaya başladı. Yönetmelik değişiklikleriyle bir yandan iktidar yanlısı bir kadrolaşma, hukuksuz atamalar, iktidar yanlısı olmayanların dışlanması ve baskı görmesi birbirini izledi. ( Ayrıntılara girmeyeceğim, basından Devlet Tiyatroları'nın, ortaya koydukları işlerden çok polemiklerle gündeme geldiğini basından izliyorsunuzdur .)
Kültür Bakanı Atilla Koç 'un " AKM'yi yıkacağız, o iş bitmiştir " sözleri akıllardan silinmeden ( o yapının yıkılması da mahkemelik ve kolay çözümleneceğe benzemiyor ) şimdi de Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait Harbiye Şehir Tiyatrosu topun ağzında...
Düşünebiliyor musunuz, Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nun yıkılacağını, oranın Kongre Vadisi olacağını ve Kongre Vadisi'nde Şehir Tiyatrosu'na yer olmadığını Şehir Tiyatroları yöneticisi, yönetim kurulu ve sanatçıları, gazete haberlerinden öğreniyor! 93 yıllık bir sanat yuvasının en önemli sahnesi ve merkezi durumundaki yapıya Kongre Vadisi'nde yer yok...
Gözünü rant gelirlerine dikmiş iktidarın umurunda mı AKM ya da Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu?
Bu kararları alanlar , hiç adımlarını atmışlar mı oraya? " Anı belleği " diye bir şey duymuşlar mıdır hiç?
Perdenin kıvrımları arasına gizlenmiş bir tiradı, sahne pervazına takılı kalmış bir repliği, spotların aydınlattığı bir bakışı, izleyiciden gelen solukla kurulan ilişkiyi bilirler mi? Tomas Fasulyacıyan 'ı, Muhsin Ertuğrul 'u, Haldun Taner 'i ve daha nicelerini?
Yarın 26 Mart Pazartesi, saat 11.30'da AKM'nin önünde, tiyatro sanatçıları ve çeşitli sanat kurumları bir araya gelerek benden bin kat daha iyi anlatacaklar sizlere.
Yaşadığımız kentten utanç duymamak istiyorsak şimdi direnmek vaktidir!
25.Mart 2007 Tarihli Cumhuriyet Gazetesinden alinmistir...
Kaynak: http://www.ozgurhaber.net/modules.php?name=News&file=article&sid=379
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder