İletişim

muhsinertugrulsahnesi@gmail.com

21 Mart 2007 Çarşamba

Buzdağının Görünmeyen Yüzü; Kongre Vadisi

21 Mart 2007
Gökçe Aras - Arkitera.com
Günlerdir süren Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkılıp yerine “Kongre Vadisi” yapılması konusunda Şehir Tiyatroları Yönetim Kurulu üyesi Orhan Alkaya dün bir basın toplantısı düzenlemiş ve projenin mimarı ile görüştüğünü söylemişti. Konu ile ilgili Alkaya, mimar Eyüp Kuzubaşıoğlu ile görüştüklerini ve gördükleri projenin uygulanabilirlik bağlamında değilse bile detaylı bir proje olduğunu fakat zemin etüdünün dahi yapılmamış olduğunu belirtti. Bölgede tahmin ettiği üzere yeraltı ırmaklarının bulunduğunu söyleyen Alkaya, bunların mühim ayrıntılar olduğunu da ekledi. Mimarlar Odası ile halen görüşmeler yaptığını da belirten Alkaya projede Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin kullanımından eksiklikler olduğunu gördüğünü de ekliyor.
Konu ile ilgili projenin mimarı olarak adı geçen Erol Kuzubaşıoğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide proje hazırlamadıklarını sadece bir konsept geliştirdiklerini özellikle vurguluyor.

Gökçe Aras: Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ni de içine alan bir proje olan Kongre Alanı projesini hazırladığınız söyleniyor, projeden bahsedebilir misiniz?
Erol Kuzubaşıoğlu: Aslında “proje hazırladı” deniyor ama biz proje değil bir konsept projesi hazırladık. 2009’daki IMF Toplantısı ile ilgili bir çalışma yapılması isteniyordu bunun doğrultusunda sadece bir konsept projesi hazırladık.

GA: Bu alanla ilgili hazırladığınız konsept projeden bahsedebilir misiniz?
EK: Hazırlanan bu konsept projede Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılıyor ama daha iyi fiziksel şartlarda inşa edilmesi düşünülüyor. Onun dışında yapılacak tüm imalat toprak altında. Lütfi Kırdar’ın önündeki tüm Marmaya’ya açılan geniş alanın İstanbul’un en önemli meydanlarından biri olması öngörüldü. Toprak altındaki alanın ise Kongre Merkezi olması tasarlanıyor.

GA: Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi bu projede nasıl konumlanıyor?
EK: Konseptte düşünülen şey şu; Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin girişi ayrı, kongre merkezinin girişi ayrı ve tamamen ayrı düşünülüyor. Ama dediğim gibi bunlar sadece düşünce bazında. Yani proje safhasına henüz daha başlanmadı. Projeyi bizim de yapıp yapmayacağımız şüpheli. Biz sadece bir konsept proje hazırladık. Çünkü daha 05 Nisan 2007 tarihinde bir proje ihalesi var projenin nasıl olacağı ihaleden sonra belli olacak.

GA: İhaleye siz de katılacak mısınız?
EK: İhaleye katılacağız biz de. Ama belli olmaz açık ihaledir bu; tabii çok yanlış. Ama aslında diyeceksiniz projenin ihalesi olur mu? Yarışma olur. Ama maalesef Türkiye’de yarışmalarla yok süreç uzun diyorlar. Son yıllarda yarışmalarla proje gerçekleşemiyor. Onun için biz de gireceğiz yani sonuçta fiyat önem kazanacak burada. Bilemiyorum biz alırız veya alamayız onu bilemiyorum ama şu anda hazırladığımız sadece bir konsept.

GA: Bu işi nasıl aldınız?
EK: Bizim Kuşadası’nda bir kongre merkezi deneyimimiz oldu. Bundan yola çıkarak Başaran Ulusoy tarafından böyle bir talep geldi. 2009’daki IMF Toplantısının Türkiye’de yapılmasına karar verilmiş. Bu konsept projesinde İMP (İstanbul Metropolitan Planlama) ve Büyükşehir Belediyesi ile hareket ettik. Onlar analiz çalışmasını yaptılar biz de o çalışmalardan yola çıkarak bir konsept proje hazırladık. Bizm hazırladığımız proje sadece bu IMF toplantısına yönelik bir projeydi. Bu toplantıdan sonra da bu kongre merkezi sürekli olarak çalışacak. Buna Lütfi Kırdar’ın kapasite arttırımı da diyebiliriz.

Açıkhava Tiyatrosu’nun üstü kapatılacak diye söylentiler var ama kesinlikle böyle bir şey yok. Sadece Açıkhava Tiyatrosu’nun arkasındaki yol yer altına alınarak buranın bir meydan haline getirilmesi söz konusu. Bu proje tamamen belediyenin mükiyeti içinde yapılmak zorunda. Yoksa projeyi gerçekleştiremezsiniz. Proje alanını şöyle tanımlayabiliriz Hilton Convention Center’ın olduğu hizadan Lütfi Kırdar’a kadar olan arkası orduevine ön tarafı da yeşil alana dayanan kesim.

Yeni yapılacak olan Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin kotu Lütfi Kırdar’ın üst seviyesini geçmeyecek şekilde tasarlandı. Şu andaki Muhsin Ertuğrul Sahnesi eklenti eklenti zaman içinde gelişmiş bir yapı. Bu yapı yıkılarak bütün olarak, tam bu bölgeye yakışacak mimari kalitede bir proje yapmak istedik. Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılıyor ama tekrar tiyatro olarak yapılıyor yani amacı değişmiyor.

Yorumlar
Yazan: Emine Merdim
Arkitera Mimarlık Merkezi yöneticilerinden Ömer Kanıpak bugün (29 Mart) saat 14:00'da Açık Radyo'da Korhan Gümüş'ün sunduğu Metropolitika programına konuk olacak. Programın konusu Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yıkılması.
Yazan: Ömer Kanıpak
Niye kimse nasıl oluyor da "TÜRSAB" İstanbul'daki bir alan için görüş bidiriyor diye sormuyor? Açık Hava Tiyatrosu, Muhsin Ertuğrul Sahnesi, aralarındaki yol, Lütfi Kırdar'ın önü, arkası... bunlar TÜRSAB'ın malı mı? Başaran Ulusoy "Açık Hava Tiyatrosu'nun dış görünüşünü değiştirecek bir ilave de tasarlamadık" diye niye beyanda bulunuyor?. Kendi kendilerine tasarımcılık mı oynuyorlar? Üstüne üstlük gazeteler, onların yayın yönetmenleri, köşe yazarları bu lafları ciddiye alıp bir de yayınlayıp konu ile ilgili konuşan herkesi meşru hale getiriyorlar. Kentin herhangi bir parçası için her isteyen istediğini söyleyebiliyorsa ben de söyleyeyim o zaman: Gümüşsuyundaki Park Otel için proje yaptırdım hem ünlü, hem yetenekli mimar bir arkadaşıma: Tarlabaşı'ndaki ve Sulukule'deki kentsel dönüşüm hikayesinden sonra oradan kovalanacak insanların her birine burada 50m2'lik daireler vereceğiz. Çingeneler, travestiler, düşük gelirli vatandaşlar burada yaşayacak bundan böyle. Ayrıca her biri yeni yapılacak dünyanın en müthiş konser salonu olan YAKM (Yeni Atatürk Kültür Merkezi) de iş imkanı bulacaklar. Taksim Gezi Parkı'nı da organik tarım yapılacak tarlaya çeviriyoruz. Bu insanlar kendi yiyecekleri sebzeleri, tavukları, koyunları filan burada yetiştirecekler, kalanını da Nişantaşı'nda 20 katı fiyata satacaklar, gelir olacak onlara. Acayip güzel proje olacak...Hem sosyal içeriği var, hem de sürdürülebilir yeşil meşil bir proje. Avrupa Birliği de destekliyor hem de... Atış serbest nasılsa... İsabet ettirenin projesi gerçekleşiyor... Sahi, Seyahat Acentaları Birliği'nin Harbiye'ye olan merakı nerden geliyor dersiniz?!
Yazan: Aslı Canbal
Bugün Mehmet Y. Yılmaz'ın köşesinde dün yazdığı yazı üzerine TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'un yazarı arayarak yaptığı açıklamasını okuyoruz:
[QUOTE]İstanbul'daki "kongre vadisinde" yapılacak inşaatın ihalesiyle ilgili olarak dün yazdığım yazıdan sonra TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy aradı.
Ulusoy, turizmciler olarak İstanbul'un değerlerinin "yıkılarak" korunamayacağına inandıklarını söyledi.
Önerilerinin, Açık Hava Tiyatrosu'nun üstünün açılır kapanır bir mekanizmayla örtülmesi olduğunu, bu yöntemle tiyatronun 12 ay kullanılabileceğini düşündüklerini söyledi. "Bunu yaparken Açık Hava Tiyatrosu'nun dış görünüşünü değiştirecek bir ilave de tasarlamadık" dedi.
Ulusoy, kentlerin mimari dokularının korunması gerektiğini, İstanbul'da yapılacak yeni işlerin de buna özen gösterilerek yapılması gerektiğini savunduklarını açıkladı.
TÜRSAB Başkanı, artık Antalya'da yeni otel yapılmasına karşı olduklarını, doğal güzelliklerimizin tahribine izin verilmemesi için girişimlerini sürdürdüklerini de anlattı.
Yazan: Simla Sunay Ozdemir
Cem bey her ne yol izlerseniz izleyin sonuna kadar arkanızdayız. Bravo!
Yazan: gün
Bildiğim kadarıyle ihale evraklarına itiraz edemiyorsunuz. Ya girersiniz ya da ihale kanununun tümüne dava açarsınız - :A ki biz de bu yoldayız zaten...

Yanlış yoldasınız, 4734 kapsamında yapılan ihaleler için itiraz yolu üç aşamadır:
1. İdareye şikâyet
2. Kamu İhale Kurumu'na itirazen şikâyet
3. Mahkemeye gitmek

Dokümana itiraz etmeyip teklif verirseniz, doküman kesinleşir ve bir daha dokümana itiraz edemezsiniz. Teklif vermeden önce, doküman satın aldıktan 15 gün içinde idareye şikâyet başvurusunda bulunmalısınız doküman hakkında...
İlk iki yolu tüketmeden mahkemeden sonuç alamazsınız...
İhale Kanunu hakkında dava açmak ise farklı birşey...Söz konusu ihale ile ilgisiz...
Yazan: CEM ILHAN
İdarelerinin kafa yapısı bu. Değiştiremeyiz. Dokümana itiraz edersiniz...Serzenişte bulunmaktan daha iyidir, eğer istekli iseniz..."
--------------------------------
Bildiğim kadarıyle ihale evraklarına itiraz edemiyorsunuz. Ya girersiniz ya da ihale kanununun tümüne dava açarsınız - :A ki biz de bu yoldayız zaten...
Yazan: Aslı Canbal
Mehmet Y. Yılmaz bugün yazısında söz konusu proje için neden yarışma açmak yerine ihale yoluna gidildiğini sorguluyor:

[İstanbul'da Açıkhava Tiyatrosu ile Radyoevi arasındaki alanda bir plan değişikliği yapıldı.Bu çerçevede Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu yıkılacak, yerine kongre ve tiyatro binası yapılacak.
Açıkhava Tiyatrosu'nun önündeki alanda da büyük bir sergi salonu yapılması planlanıyor.
TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy, önceki gün bu konuda 8 yıldır çalıştıklarını ve 130 milyon dolarlık bir yatırım ile inşaatlara 4 ay içinde başlanacağını açıkladı.
Büyükşehir Belediyesi, bu bölgeye yapılacak binalar için bir mimari hizmet alım ihalesi açtı.
İhale şartnamesine göre projelerin 60 gün içinde tamamlanması öngörülüyor.
Ulusoy'un açıklaması ile şartnameyi birleştirince insanın aklına, "İhalenin TURSAB'a verilmesi daha önceden mi kararlaştırıldı" sorusunu getiriyor.
Yazan: gün
Ağır şartlar konduğu ve nokta atışı yapıldığı kanaatindeyim.
Anahtar teknik personel için en fazla beş yıllık tecrübe şart koşulabilir. Ancak bunlar teknik personel, bir kısıtlama var mı bilmiyorum.
"İsteklinin personel durumuna ilişkin belgeler MADDE 43 –
....
Asgari yeterlik kriteri olarak öngörülen anahtar teknik personelin deneyim süresine ilişkin düzenleme yapılması durumunda idarece asgari deneyim süresi en fazla beş yıl olarak öngörülür."
İdarelerinin kafa yapısı bu. Değiştiremeyiz. Dokümana itiraz edersiniz...Serzenişte bulunmaktan daha iyidir, eğer istekli iseniz...
Yazan: CEM ILHAN
Yazmadan edemeyeceğim:
İhaleye terziler girebiliyor mu? Benim babam erkek terzisi de..
Samimiyim. Araştırıp öğrenebilirsiniz.
Yazan: CEM ILHAN
Gelişmelerin bölgeye atfedilen prestij değerini gösterdiği ortada. Dediğim gibi ihale ediliş biçiminden bahsediyorum. İnatla bu noktaya dönmek gerekiyor. Neden mi? İhalaye katılabilme şartlarına kısaca bakmak yeterli olacak. Biz bırakın 1 lira teklif vermeyi, bedelsiz girmeyi bile ciddi olarak değerlendirdik. Ama ihale kanunumuz bu konuda "gerekli önlemleri" almış durumda. tepkimizi koyalım, hadi girelim de biz de birşeyler söyleyelim. Onların açtığı yoldan girip gönderelim bir proje diyemiyorsunuz. Bakın neler diyor şartname:

" Madde 4.3.2. İsteklinin organizasyon yapısına ve personel durumuna ilişkin belgeler::İhale konusu işin yerine getirilmesinde idarece çalıştırılması öngörülen personelin sayı ve nitelikleri aşağıda belirtildiği gibidir.Öngörülen Personel: 1 Adet Şehir Plancısı (5 yıl deneyimli), 1 Adet Mimar (10 yıl deneyimli), 1 Adet Peyzaj Mimarı (5 yıl deneyimli), 1 Adet İnşaat Mühendisi (10 yıl deneyimli), 1 Adet Makina Mühendisi (10 yıl deneyimli), 1 Adet Harita Mühendisi (5 yıl deneyimli), 1 Adet Elektrik Mühendisi (10 yıl deneyimli).
4.4. Bu ihalede benzer iş olarak , kongre merkezi projesi yapmış olmak kabul edilecektir. "

Ondan sonrada şu güzel madde geliyor:
"6. İhale tüm isteklilere açıktır. "
Tabii ...yerseniz!

Kaç kişi kongre merkezi yaptı acaba bilmiyorum. Yapılanlar ise enfes. ...4-5 yıldır Haliç'te bekleyen yapıları biliyoruz. Son derece yanlış bir yerde, mimarisini burada tartışamayacağımız, "standartlara uymadığı" için kullanılamadığı söylenen C. Eruzun binası örneğin.
E, bari birleşip girelim...de diyemiyoruz. İhale maddesi hemen yetişiyor:
"12. Konsorsiyumlar ihaleye teklif veremezler."
Daha ne yazmalı bilmem ki. Makale gibi oldu bu yazı. Ama işi gücü bıraktık bir kere devam edelim.
2010 Kültür Başkenti şehrine pek yakışmayan bir muamele ve kent yönetimi söz konusu yine. Kentin damarı olan bir yerde, herkesin sözünü "mimarlığın içinden" söyleyebileceği kanalları kapatın. Böylece elde edilebilecek iyi yapılara değil - bakın en iyi yapı demiyorum, garantisi yok onun da - en düşük fiyatı verenlere uygun görün.

Çelişki şu:
Kumaşı Kartal'da kesemeyen mimarlarımıza bari burada "kessinler bakalım" denmiş belli ki. Ama dozunu kaçırmış yine Başkan. Bu şekilde olmamalıydı...Yazık.

Kaynak: http://www.arkitera.com/news.php?action=displayNewsItem&ID=15352&

Hiç yorum yok: