İletişim

muhsinertugrulsahnesi@gmail.com

18 Mart 2008 Salı

RAMP IŞIKLARI

18.03.2008
Metin Boran-m.boran@mynet.com
Kazmaları beklerken
Nihayet sona yaklaşıldı. Rantiyerler, vandallar ve sanat düşmanı barbarların kurduğu üçlü, kutsal ittifakın ‘kazmaları’ Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkımına başladı. Bu yıkım, mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun ‘hayır’ demesine karşın gerçekleştiriliyor. Bu yıkımla beraber hukuk bir kez daha ayaklar altına alınıyor ve mahkeme kararlarına rağmen finans kapitalin üç kağıtçı, sahtekar ve ikiyüzlü yamyam kılıklı figürleri, mahkeme kararının yazılı olduğu kırtasiyelerin üzerine rugan ayakkabılarının ökçesiyle basarak elleri ceplerinde, başları yukarı kalkık, ıslık çalarak ‘Kongre Vadisi’nde yılışık pozlar veriyorlar. Biraz sonra fink atacaklar vadide. Kazmalar çalışıyor nasıl olsa. Anıtlar Yüksek Kurulu’nun güzide üyeleri de kendi kararlarının arkasında duramamanın acizliği ile sinmiş bir vaziyette, işe yaramadığını bildikleri yeni kararlar almak üzere ‘yemekli toplantıları’na devam ediyorlar ve sadece tıkınıyorlar, utanmazlar. Yürütmeyi durduran hakim de elinde haritayla yeni bir görev yeri beklerken korktuğu başına gelmiyor ve o da yıkımla beraber rahatlıyor, rüya sona eriyor, hayat devam ediyor.
Türkiye, seksen yıllık tarihinde sanatın ve sanat mekanlarının lüzumsuzlaştırıldığı karanlık bir süreci, hiçbir dönemde bu kadar yoğun yaşamadı. Bir yanıyla İstanbul’u 2010 yılında Avrupa Kültür Başkenti ilan etmeye dönük çalışmalar yürütülürken, diğer yanda kültür merkezleri ve tiyatro salonlarını rantiyerlere peşkeş çeken bir zihniyetin tutarsız ve çelişik olarak aynı kentte icraat yürütmesi, akıl dışı ve absürd değilse nedir? Şimdilerde tahliyesine başlanan Atatürk Kültür Merkezi de tadilat gerekçesiyle çelik iskele ve brandayla kuşatılacak ve karanlık inşaatta ‘kazmaların tanrısı’ nasıl bir mimari ve işlevsellikle nasıl bir mekan oluşturacağına karar verecek. Bu tadilatın sonucunda (eğer gerçekten tadilatsa) her türlü sürprize hazır olmak gerekiyor, çünkü barbarın ‘kazması’nın nerede, ne zaman, hangi saikle ve hangi biçimde toplumsalın tepesine ineceği belli olmaz.
Hiç düşündünüz mü, neden acaba devlet-i aliyenin başında bulunan (yerelde ve merkezde hükümet eden) kerameti kendinden menkul idarecilerimizin herhangi bir arazi ve boş arsa gereksiniminde akıllarına ilk gelen, okul binaları, sanat ve kültür merkezleri oluyor? Herhalde hükümetler, toplumsal bilinci yerleştiren ve pekiştiren eğitim ve sanat mekanlarını tahrip ederken bilinçli toplum korkusuyla hareket ediyorlar. Otopark lazım ilkokul binasını yıkın, depreme dayanıksız diye (sanki kendileri yapmadılar o binayı) ya da yakın kundaklayarak; otel yapılacak müzenin arsasına dalın ya da kazı alanını tahrip ederek araziye yerleşin; iş merkezi yapılacak kültür merkezini talan edin ve temeline dinamit lokumu yerleştirin ve sonra da yerine spastik akıl düzeneği ile tasarladığınız ucube mimarinin eseri olan gökdeleninizi bal gibi yükseltin.
Bu arada bu yıkım kararlarını, kendi maaşlarının artırımları dışında bir araya gelemeyen sanatçılar ve sanatçı örgütlerinin bir kısmı, lolipopları ellerinden alınmış ve sindirilmiş çocuklar gibi uzaktan seyrediyorlar. Bir kısmı da harekete geçememenin ezikliği ile kulislerde homurdanıyor ya da geçmiş ve şimdiki yönetimi gıyabında tartıp kıyaslayarak dedikodu mekanizmasının dişlilerine organik ve inorganik yağ sürüyorlar. Bir kısmı da binanın mimari yapısına gönderme yaparak sentetik olanla estetik olanı karıştırarak Kongre Vadisi’nin şehirleşmenin ve modernitenin bir göstergesi olacağı varsayımından hareketle, olup biteni anlamamakta ısrar ederek zavallı sığlığının kurbanı oluyor. Bu arada bu hezeyanlar ve garabetlikleri devam ederken, bırakın sanat üretme olanağının mekansal olarak ellerinden alınmasını, dedikodu yapacakları bir ‘kulis’leri de olmayacak, farkında değiller.
Duyarsızlığın toplumsal düzeyde yaşama alanı bulduğu günümüz Türkiye gerçeğinde, bırakın diğer sanat ve sanatçı örgütleriyle ortak direnişi örgütlemeyi, en yaşamsal konularda ve kendi varlık gerekçelerini ilgilendiren bir kazma harekatı karşısında bile ‘kendi kollarımızdan başka saranımız yok bizim’ şiarıyla bir araya gelip güç birliği oluşturmak gibi zorunlu bir görevle karşı karşıya bırakılmalarına karşın hâlâ ‘eski-yeni’ tartışmasına saplanıp kalmak, acizliğin başka türlü bir dışavurumudur ve ahlaki değildir. Hani sanatçı ‘tehlikeyi alnında ilk hisseden kişi’ydi?.. Yoksa aklınızı mı yitirdiniz?!.

Kaynak: http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=27260

17 Mart 2008 Pazartesi

‘Kongre Vadisi’nde İnşaat Sesleri

17.03.2008
Nihat İlbeyoğlu

Tiyatro sahnelerinin yıkımı süreci, sessiz sedasız başladı. Sanatçılar hukuksuz uygulamaya tepkili
Harbiye Cemil Topuzlu Sahnesi; bilinen adıyla Harbiye Açıkhava Tiyatrosu ve Muhsin Ertuğrul Sahnesi için tehlike çanları çalmaya başladı. “Kongre Vadisi” adıyla bilinen projenin sanat kurumlarını tehdit etmesi endişe yaratıyor.
2009 yılında IMF Guvernörler Toplantısı’nın İstanbul’da yapılacak olması dolayısıyla, IMF’ye hükümet tarafından, toplantıların bu bölgede yapılacağı güvencesi verilmiş ve bu bölgede “Kongre Vadisi” kurulacağı açıklanmıştı. Sivil toplum kuruluşlarının, sanatçıların, yazarların, aydınların büyük tepkisini çeken Kongre Vadisi’ne karşı çeşitli eylemler geliştirilmiş ve yasal süreç başlatılmıştı. 7 Mart 2008 günü Yargı ve Anıtlar Kurulu Kararı’na rağmen AKP’li Büyükşehir Belediyesi’nin Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nin ön avlusunda kazı ve inşaat çalışmalarına başlaması, sanat camiası, toplumun duyarlı kesimleri ile Büyükşehir Belediyesi ve AKP iktidarı arasında bir türlü durulmayan suları iyice bulandırdı. İnşaat çalışmaları nedeniyle Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nun (Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi) önünden geçen yol trafiğe kapatılacak. Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nun Kongre Vadisi inşaatı nedeniyle kapanması gündemde. Bu yaz için takvime alınan konser ve festivaller iptal edilebilir. İnşaat dolayısıyla, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’yle Lütfi Kırdar arasındaki yol da kapanacak.
Konuya ilişkin tepkileri, görüşleri gazetemizin sayfalarına taşıdık. (İstanbul/EVRENSEL)

Şimdilik perde açabiliyoruz ama…

Orhan Alkaya / İstanbul Şehir Tiyatroları Genel sanat Yönetmeni
Lütfi Kırdar’ın ön avlusunda 12 gündür kazı çalışmaları yapılıyor. Harbiye Ordu Evi bahçelerinin yeşil alan olarak kullanıldığı bölgede birtakım yıkımlar yapılıyor. Bizim şu anda perdelerimiz açık, oyun oynamayı sürdürüyoruz. Ama anladığım kadarıyla bu “Kongre Vadisi” inşaatı başlamış durumda. Şimdi uygulama projesinin Koruma Kurulu’na gideceğini biliyorum. Son sözü Koruma Kurulu söyleyecek. Dediğim gibi burada bir yıkım var, biz oyunlarımızı oynamaya devam edeceğiz ama nereye kadar oynayacağız? Bu sorunun cevabı, artık bu sürecin içerisinde, son söz uygulama projesinde, Koruma Kurulu’nun değerlendirmesinden sonra ortaya çıkacak. Onun sonucunu bekliyoruz. Bizim şu andaki tek yaptırımımız perdeyi açıp, oyunlarımızı oynamak ve yeni tiyatro binaları açmak. Biliyorsunuz sezon başında iki ay perde açamamıştık burada. Bunun dışında yeni sahneler açmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. En azından şu an o acıyı yaşamıyoruz, şimdilik perde açabiliyoruz. Ama inşaat bu hızla devam ederse, maalesef pek yakında Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ne de sıçrayacak.

Kazının gerekçesi komik

Orhan Kurtuldu / Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği (TOMEB) İstanbul Temsilcisi
Mimarlar Odası’yla birlikte daha önce o alan için suç duyurusunda bulunmuştuk. Yasaya aykırı, hukuka aykırı bir kazı çalışmasına başladılar orada. Kazıya “inceleme-araştırma” gibi komik gerekçe hazırlamışlar. Tabii neyin incelemesini-araştırmasını yaptıklarını bilemiyoruz, oradaki sanat insanlarının görüşleri ortadayken. 2 No’lu Koruma Kurulu da bu konuda hukuki girişimlerde bulunacak. Çünkü bu kurul orayı daha önce SİT alanı olarak ilan etmişti. Buna rağmen kazı yapılıyor. Bunlar ne Koruma Kurulu’nu, ne hukuku tanıyorlar. Bunlar bu tip yıkıcı, tahrip edici faaliyetlerini deniyorlar. Ses çıkarsa şayet, geri adım atıyorlar. Sanatı yenemeyecek bu iktidar. Bu ülkenin her şeyi, her alanı satılık değildir. Bunu artık öğrenmek zorundalar. Bu rant hırsı elbette hukuk duvarına toslayacaktır.
Bu bir suçtur

Eyüp Muhcu / TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı
Dolmabahçe Vadisi olarak bilinen, yatırımcılar tarafından “Kongre Vadisi” olarak tanıtımı yapılan alanda kongre merkezleri, ticari mekanlar, otopark gibi kimi yapıların yapılması amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve AKP iktidarı girişimlerde bulunmaktadır. Bu girişimlerin esasında IMF’ye verilen sözler vardır. 2009 yılında IMF Guvernörler Toplantısı’nın İstanbul’da yapılacak olması dolayısıyla, IMF’ye hükümet tarafından bu bölgede “Kongre Vadisi” yapılacağı ve toplantıların bu bölgede yapılacağı güvencesi verilmiştir. Bunu yerine getirmek için hükümet ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi seferber olmuşlardır. Lütfi Kırdar Sergi Sarayı’nın önündeki inşaat çalışmaları bunun en somut göstergesidir. Oysa Dolmabahçe Vadisi’nin özellikleri, peyzaj, doğal, tarihi değerleri incelendiğinde, bu tür yapılaşmaların olması mümkün değildir. Ayrıca bölgenin SİT alanı olması nedeniyle de böyle bir yapılaşma mümkün değildir. İmar düzenimiz ve korumayla ilgili bütün yasa ve yönetmelik kurallarına aykırı bir yapılaşma gündeme getirilmektedir. Nereden bakarsanız bakın bu tür bir yapılaşmanın, İstanbul için son derece önemli olan Dolmabahçe Vadisi’nde yapılması mümkün gözükmemektedir. Bu bölgedeki Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu, Cemal Reşit Rey Salonu gibi mekanlar söz konusu projeden olumsuz bir şekilde etkilenecekler. Bölgenin topoğrafik yapısı bozulacaktır. Bunun arkasında IMF’ye verilen sözlerin yanında, bölgede yeni mekanlar açma, rant elde etme ve kültür mekanlarını yıkma gibi anlayışların da olduğunu bilmekteyiz. Hükümet, kültür ve sanat yapılarına karşı bir tutum sergilemektedir. Biliyorsunuz, Koruma Kurulu’nun bölgede aldığı SİT kararı nedeniyle koruma amaçlı plan yapılmadan herhangi bir işlemin yapılması mümkün değildir. Koruma amaçlı planın yapılması halindeyse bu tür yapılara olanak tanınmayacağı çok açıktır. Koruma amaçlı plan yapılmadan fiili işlemlerin başladığını görüyoruz. Bu işlemlere “2009’daki IMF toplantılarına yetiştirmemiz gerekir” gibi saçma sapan gerekçeler ileri sürüyorlar. Bu bir suçtur. Bunun için de biz Şişli Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Ve kısa süre içerisinde Dolmabahçe Vadisi’ne yapılan fiili müdahalenin durdurulmasını beklemekteyiz. Çünkü yapılan işlemler tamamen, imar düzenine, koruma yasasına ve ilgili yönetmeliklere aykırıdır.
Planlar kurula sunulmadı

Fikret Oğuz *

Projeye karşı açılan davanın devam etmesine karşın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi 3 Ocak 2008’de Kongre Vadisi’nin inşaatı için ihale düzenledi. Gecikmesinde sakınca bulunan acil durumlarda hızlı ihale yapılmasına imkan veren 21-b maddesine göre yapılan davetli ihaleyi ünlü turizmci Fettah Tamince’nin sahibi olduğu Sembol İnşaat ile Taca İnşaat ortak girişimi kazandı.
Taca İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Tayyar Akkurt, projenin iptali için açılan davadan haberi olmadığını belirterek, “Yer teslimi yapılırsa hemen bugün inşaata başlarız” dedi.
Harbiye’yi Nisan 2007’de tarihsel ve kentsel SİT alanı ilan etme kararı alan İstanbul 2 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, Harbiye Kongre Vadisi Tesisleri Uygulama Projesi’ni Eylül 2007’de onaylayarak Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkımının önünü açtı.
Projeye göre Muhsin Ertuğrul yıkılarak yerine Lütfi Kırdar’la uyumlu ve bu yüksekliği aşmayacak yeni bir tiyatro inşa edilecek. İstanbul Büyükşehir Belediyesi mülkiyetinde olan Şişli’deki 17 bin metrekarelik alanı kapsayan projede toplam inşaat alanı 83 bin 695 metrekare olacak.
Yeni tiyatro binası 5 katı yer üstünde, 6 katı da yeraltında olmak üzere 11 kattan oluşacak. Mevcut binadaki yönetim birimleri başka bir yere taşınacak.
Eski binanın oturduğu 1525 metrekarelik inşaat alanı yeni binada 3 bin 500 metrekare olacak. Mevcut binadaki 600 kişilik seyirci kapasitesi de yeni binada 696’ya çıkarılacak.
Projeye göre Taşkışla Caddesi’ndeki araç trafiği, Rumeli Salonu’nun ön kısmından itibaren yeraltına alınarak Hilton Convetion Center hizasında yüzeye çıkarılacak. Böylece Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nun önünde bulunan alan, araç trafiğine kapatılarak tamamen yayalaştırılmış yeni bir meydan oluşturulacak.
İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi’nin (IMP) Kongre Vadisi için Nisan 2007’de açtığı mimari tasarım yarışmasına sadece Arima Mimarlık katılmış ve yarışmayı kazanmıştı. Kongre Vadisi, Arima Mimarlık’ın hazırladığı bu projeye göre düzenlenecek.
Bu noktada süreci kısaca hatırlamakta fayda var:
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 12 Ocak 2007 tarihli, 222 sayılı kararı ile söz konusu projeyi içeren alana yönelik 1/5000 ölçekli NİP tadilatı onaylanarak, 26 Şubat 2007’de askıya çıkarılmıştır.
10 Nisan 2007 tarihinde, söz konusu plan tadilatının iptali istemiyle, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’ne Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, İstişan ve bazı tiyatro sanatçılarıyla birlikte dava açılmıştır.
Dava devam ederken Docomomo Turkiye Calisma Grubu ile İTÜ Restorasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’ın Hilton Oteli’nin kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesi istemiyle İstanbul 2 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na verdiği dilekçe, kurul gündemine alınarak kurulun 11 Nisan 2007 tarih, 959 sayılı kararıyla, Hilton Oteli’nin tesciliyle birlikte; Kongre Vadisi de Tarihi ve Kentsel SİT alanı ilan edilmiş, koruma amaçlı NİP’nin kurula iletilmesi istenmiştir.
Nazım plan değişikliğinin iptali istemli davayı gören İstanbul 5. İdare Mahkemesi de 17.9.2007 tarihinde “Dava konusu plan uygulaması durdurulduğundan bu aşamada yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine gerek kalmamıştır” şeklinde karar almıştır.
Bu sırada; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Projeler Daire Başkanlığı tarafından, kurula tekrar proje sunulmuştur.
2 No’lu Koruma Bölge Kurulu’nun; 11 Temmuz 2007 tarih, 81 no’lu toplantısında konu görüşülmüş ve aynı tarih 1150 sayılı karar, “İstanbul ili Şişli ilçesi, 93 pafta, 1759 ada, 9, 10.58, 63 parseller ile kısmen 8 ve 60 parsellere önerilen ‘Harbiye Kongre Vadisi Tesisleri’ projesinin uygun olmadığına, ancak 11.7.2007 tarih ve 2361/Gd 91233 sayılı Büyükşehir Belediye Başkanlığı Projeler Müdürlüğü yazısı ekinde iletilen Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu ve Sanatsal Faaliyetler’i içine alan alternatif fikir projesinin, zemin altında, yapı yaklaşma sınırları çizilen alan içinde kalacak şekilde, zemin üstünde ise yapılacak yeni Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nun prensip olarak mevcut tiyatronun komur ve gabarisini geçmeyecek ve bu alanda var olan çeşmeyi koruyacak şekilde avan proje olarak yeniden düzenlenerek alana ait ağaç revizyonuyla birlikte kurulumuza iletilmesine karar verildi” şeklinde gerçekleşmiştir.
Sonuç olarak tüm bu süreç ve basına son günlerde yansıyan haberler birlikte değerlendirildiğinde;
* SİT alanı ilanından sonra, koruma amaçlı Nazım İmar Planı hazırlanıp kurula iletilmemiş,
* SİT alanıyla ilgili geçici yapılaşma koşulları belirlenmemiş,
* Koruma Kurulu’nun 11.7.2007-1150 sayılı kararı ile istenen Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu ve Sanatsal Faaliyetler Binası Avan Projesi ile çevreye ilişkin çalışma kurula sunulmamıştır.
(*)TMMOB Mimarlar Odası
Kaynak:
http://www.evrensel.net/haber.php?haber_id=27199

16 Mart 2008 Pazar

Muhsin Ertuğrul'da yıkım işlemleri başladı

16 Mart 2008 Bülent İPEK/MAGAZİN

Bir süre önce yerine Harbiye Kongre Vadisi ile bağlantılı daha büyük bir tiyatronun yapılması amacıyla yıkılması gündeme gelen, ancak tiyatrocuların tepkileri nedeniyle yıkımı ertelenen Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin ay sonunda yıkılacağı açıklandı.

SAHNE BOŞALTILIYOR!
Harbiye Kongre Vadisi'nin inşaat çalışmalarının Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nın önünden başlatılması, geçtiğimiz günlerde 'Lüküs Hayat' adlı müzikalin 24. yıl kutlamalarına sahne olan Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin de yavaş yavaş boşaltılmasına yol açtı. Bu binada oynanan oyunlar, ay sonundan itibaren Şehir Tiyatroları'nın Aksaray ve Üsküdar'daki yeni binalarında sahnelenecek. Yönetim ofisleri de buralara taşınacak. Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yerine 6 katı yerin altında 5 katı ise üstünde olan, 11 katlı ve otopark bağlantılı bir tiyatro yapılacak. Lütfi Kırdar'ın altına ise 3 bin 500 kişilik bir oditoryum kurulacak.

Kaynak: http://kultur.sabah.com.tr/sah112-200-20080316-200.html

13 Mart 2008 Perşembe

Kongre Vadisi İçin Suç Duyurusu

13.03.2008 Cumhuriyet

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) Dünya Bankası 2009 Yılı Guvernörler Toplantısı’ için tasarladığı “Harbiye Kongre Vadisi” projesiyle ile ilgili İBB Başkanı Kadir Topbaş’ ın da aralarında bulunduğu yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu. TMMOB suç duyurusu dilekçesinde, bölgenin tarihi ve kentsel sit alanı ilan edilmesine karşın İBB’nin hukuka aykırı işlem ve eylemlere dayanarak yıkım başlattığını belirtildi. Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi Başkanı Eyüp Muhcu , projenin durdurulması için mahkemeye başvurduklarını anımsatarak, “Bölgenin sit alanı ilan edilmesiyle projenin geçerliliği ortadan kalktı. Bunun üzerine mahkeme usulen davanın bitirilmesine karar verdi. Ancak, koruma planı henüz hazırlanmadı. Bölgedeki yapılaşma koşulları belirlenmedi. Keyfi kararlarla yıkım başlatıldı” dedi.
Kaynak:
http://www.planlama.org/index.php?option=com_content&task=view&id=2946&Itemid=51

Muhsin Ertuğrul'da Sahne Nisanda Kapanıyor

13.03.2008 Kültür Servisi Haber
İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi'nce (İMP) hazırlanan "Harbiye Kongre Vadisi Projesi" inşaat çalışmaları başladı.

Yıkılacak olan Muhsin Ertuğrul Sahnesi ise bu ay sonuna kadar faaliyetini sürdürecek. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu önündeki yol, yerin altına alınacağı için burada sürdürülecek çalışma nedeniyle hazirana kadar açık hava tiyatrosunda faaliyet yapılamayacak.

Proje kapsamında yapılacak yeni tiyatro binasının 5 katı yer üstünde, 6 katı da yer altında olmak üzere 11 kattan oluşacak. Mevcut binadaki 600 kişilik seyirci kapasitesi de yeni binada 696'ya çıkarılacak. Açık Hava Tiyatrosu'nun üzeri ise hiç bir şekilde kapatılmayacak. "Harbiye Kongre Vadisi" çalışmalarının Mayıs 2009'da tamamlanması planlanıyor.
Kaynak:
http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=92279&KTG_KOD=127

12 Mart 2008 Çarşamba

Kongre Vadisi'ne kazma vuruldu

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kongre Vadisi projesinin çalışmalarına başladı. Bu çerçevede Lütfi Kırdar Kongre Sarayı'nın önündeki alanda hafriyat çalışmaları yapılıyor.


Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yeniden yapılmasını da kapsayan projenin Ekim 2009'daki IMF Guvernörler Toplantısı'na kadar bitirilmesi düşünülüyor. Ancak belediye tarafından öncü olarak hazırlanan avan projesini onaylayan 2 No'lu İstanbul Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'nun başkanı Prof. Dr. Mete Tapan, uygulama projesi onaylanmadan inşaata başlanmasının yasal olmadığını söyledi. Tapan, "Ben Muhsin Ertuğrul'un yerine yeni bir binanın yapılması gerektiğini savunuyorum. Ancak yasal açıdan uygulama projesi de bize gelmiş olmalıydı. Maalesef böyle bir hızla başlandı. Eğer gelseydi avan proje ile karşılaştırıp uygun ise 6-7 ay evvel onaylamış olurduk. Şu an dahi gelse incelenir." dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden bir yetkili ise başlatılan çalışmanın inşaat değil, hazırlık çalışması olduğunu belirterek, "Önümüzdeki hafta kurul'a uygulama projesi sunulacak. Onaylanmasından sonra inşaat çalışmasına geçilecek." dedi.

Proje kapsamında yıkılacak Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde 30 Mart'a kadar oyunlarda aksama olmayacak. Tiyatronun yıkılacağı tarih belli olmazken mümkün olduğu kadar uzun süre açık kalması hedefleniyor. Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, yaşadıkları olağandışı durumun seyirciye yansımaması için gayret ettiklerini söyledi. Şehir merkezinde yeni bir tiyatro binasının açılması için çalıştıklarını ifade eden Alkaya, "Şu anda perdelerimiz açık ve oyunlar oynanıyor. Bizim için önemli olan bu." dedi.

Ali Pektaş, İstanbul


12 Mart 2008, Çarşamba
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=663408

Harbiye Kongre Vadisi Projesi İnşaat Çalışmaları Başladı

12.03.2008

İstanbul - İstanbul Büyükşehir Belediyesi İstanbul Metropoliten Planlama ve Kentsel Tasarım Merkezi'nce (İMP) hazırlanan "Harbiye Kongre Vadisi Projesi" inşaat çalışmaları başladı.
"İstanbul Büyükşehir Belediyesi Muhsin Ertuğrul Tiyatrosuna Bağlı Sanatsal Faaliyetler-Çok Amaçlı Salonlar Alternatifli Mimari Öneri Projesi" inşaat işi ihalesini 207 milyon YTL fiyat teklifi ile kazanan Taca İnşaat Ticaret Limited Şirketi ile Sembol İnşaat ortak girişimine 14 Şubat 2008 tarihinde yer teslimi yapıldı.

Bunun üzerine müteahhit firma, kongre vadisi alanına şantiyesini kurarak hafriyat çalışmalarına başladı. Çalışma kapsamında ilk aşamada, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre Merkezi'nin yayaya açık olan ön giriş kısmının altında yer alan otopark yıkıldı. Kongre merkezine giriş ise yan kapıdan verildi. Hilton ile Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu arasındaki yolda da çalışma yapılacağı için her iki binaya giriş, itfaiyenin olduğu arka bölgeden sağlanacak.

Yıkılacak olan Muhsin Ertuğrul Sahnesi ise Mart ayı sonuna kadar faaliyetine devam edecek. Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nda Haziran ayına kadar faaliyet yapılamayacak.

Avan projesi 6 Eylül 2007 tarihinde İstanbul 2 No'lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nca onaylanan "Harbiye Kongre Vadisi"nin uygulama projeleri ise bir hafta içinde kurula sunulacak.

Hazine Müsteşarlığı'nın "Harbiye Kongre Vadisi"nin 2009 yılı Ekim ayında İstanbul'da yapılacak olan IMF Guvernörler Toplantısı'na yetiştirilmesini istemesi nedeniyle çalışmalar çok hızlı bir şekilde sürdürülerek 2009 yılı Mayıs ayında tamamlanacak.

Proje uyarınca Muhsin Ertuğrul Sahnesi yıkılarak yerine Lütfi Kırdar Kongre Binası ile uyumlu ve yüksekliğini aşmayacak yeni bina yapılacak.

Projede, araç trafiği Taşkışla Caddesi Rumeli Salonu'nun ön kısmından itibaren yer altına alınarak, Hilton Convetion Center hizasında yüzeye çıkarılacak. Böylece Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu'nun önünde bulunan alan, araç trafiğine kapatılarak tamamen yayalaştırılmış yeni bir meydan oluşturulacak.

Taşkışla Caddesi üzerindeki trafik akışı yine çift yönlü olarak çalışacak. Rumeli Salonu'na ulaşımın bağımsız hale getirildiği projede, tünel üzerinde araçlara dönüş verilerek tekrar Taşkışla Caddesi'ne katılım sağlanacak.

Projede, yapı alanının büyük bir kısmının yer altında yapılacak olması nedeniyle siluet etkisinin korunacağı belirtiliyor.

Kaynak : Anadolu Ajansı
http://haber.tnn.net/haber_detay.asp?ID=1976690&cat=GEN